Ana Sayfa

Hukuk Nedir? Hayatımızdaki Önemi Nedir?

Bilinen ilk insanlarda dahi bir düzenin, örf ve adetlerin bulunduğu aşikârdır. Düzensiz bir yapıdan toplum oluşması mümkün değildir. Adı “hukuk” olmasa da her toplumu düzen ve nizam içerisinde tutmaya yarayan bir takım kuralların olduğunu da kabul etmek gerekir.

Hukukun başlangıcı konusunda yeterli bir bilgiye sahip değiliz. Başka bir deyişle hukukun, henüz aydınlatılmamış bir geçmişe sahip olduğunu söyleyebiliriz. Arke­olojik kazılarda elde edilen çanak çömleklerden, ok, yay ve zıpkın gibi alet ve ede­vatlardan, geçmiş dönemlerde varlığını sürdürmüş toplulukların hukuk düzenine ve düşüncesine ilişkin bilgi elde etmek pek kolay değildir. Ancak, basit yapılı, he­nüz karmaşıklaşmamış topluluklar hakkındaki antropolojik bulgulardan bazı so­nuçlar çıkarılabilmektedir.

Okur-yazar olmayan birçok kültürde, oldukça incelmiş, formel niteliği gelişmiş hukuk sistemine rastlanabilirken, benzer niteliklere sahip diğer kültürlerde hukuk alanında aynı gelişmeler gözlenememiştir. Eğer bir toplu­luğun üyeleri, doğru davranışın ne olduğu ve bu davranışa yön verecek kuralların ne tür kurallar olduğu konusunda belli bir fikir birliğine ulaşmışlarsa, o toplumda formel kuralların ve yaptırımların yerini, alay etme, ayıplama, kınama, dayak atma, aşağılama ve dışlama gibi informel kurallar ve yaptırımlar almaktadır. Böyle bir du­ruma, en çok yüz yüze ilişkinin yaşandığı nispeten küçük topluluklarda rastlan­maktadır.

Çok sayıda nüfusun daha büyük bir alan üzerinde yaşadığı, yüz yüze et­kileşimin sınırlı olduğu bir toplumda, sadece informel kurallara ve yaptırımlara da­yalı bir hukuk düzeni yeterli olmayacaktır. Eğer bir toplumun mensupları, temel esaslar üzerinde anlaşamıyorlarsa ve birbirlerine yeterince güvenemiyorlarsa, o toplumda insan ilişkilerine ve davranışlarına yön vermek için yazılı kurallara baş­vurabilecek ve bazı formel kurumlar yaratılabilecektir. Böyle bir toplumda örf ve adet hukuku zayıflarken, yazılı ve formel kurallar ile yaptırımlar gelişecek; huku­ku yaratan ve uygulayan, yasama ve yargı organı gibi, bazı kurumlar ortaya çıka­caktır (Friedman, 1977: 35-38).

Hukukun tarihçesini girerek bu aşamada sizi sıkmama adına hukukun kısaca tarifini yaparak günümüzde hukukun kişiler için ne denli önemli olduğu üzerinde durmaya çalışacağım.

Türk Dil Kurumu’na göre hukuk kelimesi, “Toplumu düzenleyen ve devletin yaptırım gücünü belirleyen yasaların bütünüdür” ya da “bu kuralları, yasaları, hakları konu alan bilim” olarak tanımlanmaktadır.

Anayasamıza göre herkes, kişiliğine bağlı, dokunulmaz, devredilmez, vazgeçilmez temel hak ve hürriyetlere sahiptir. Temel hak ve hürriyetler, kişinin topluma, ailesine ve diğer kişilere karşı ödev ve sorumluluklarını da ihtiva eder.

Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz.

Anayasamızın “Temel Haklar ve Ödevler” bölümü ikinci kısmında her vatandaşın kişisel hakları sayılmaktadır. Buna göre temel haklar ve ödevler aşağıdaki gibidir;

  • Kişi dokunulmazlığı
  • Kişi özgürlüğü ve güvenliği
  • Özel hayatın gizliliği
  • Konut dokunulmazlığı
  • Haberleşme özgürlüğü
  • Yerleşme ve seyahat özgürlüğü
  • Din ve vicdan özgürlüğü
  • Düşünceyi açıklama ve yayma özgürlüğü
  • Düşünce ve kanaat özgürlüğü
  • Bilim ve sanat özgürlüğü
  • Basın özgürlüğü
  • Süreli ve süresiz yayın hakkı
  • Dernek kurma özgürlüğü
  • Toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkı
  • Mülkiyet hakkı

Yukarıda saymış olduğumuz hakları kısaca açıklamak gerekirse;

Kişi dokunulmazlığı: Herkes, yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir. Tıbbi zorunluluklar ve kanunda yazılı haller dışında, kişinin vücut bütünlüğüne dokunulamaz; rızası olmadan bilimsel ve tıbbi deneylere tabi tutulamaz. Kimseye işkence ve eziyet yapılamaz; kimse insan haysiyetiyle bağdaşmayan bir cezaya veya muameleye tabi tutulamaz

Kişi özgürlüğü ve güvenliği: Herkes, kişi hürriyeti ve güvenliğine sahiptir. Şekil ve şartları kanunda gösterilen: Mahkemelerce verilmiş hürriyeti kısıtlayıcı cezaların ve güvenlik tedbirlerinin yerine getirilmesi; bir mahkeme kararının veya kanunda öngörülen bir yükümlülüğün gereği olarak ilgilinin yakalanması veya tutuklanması; bir küçüğün gözetim altında ıslahı veya yetkili merci önüne çıkarılması için verilen bir kararın yerine getirilmesi; toplum için tehlike teşkil eden bir akıl hastası, uyuşturucu madde veya alkol tutkunu, bir serseri veya hastalık yayabilecek bir kişinin bir müessesede tedavi, eğitim veya ıslahı için kanunda belirtilen esaslara uygun olarak alınan tedbirin yerine getirilmesi; usulüne aykırı şekilde ülkeye girmek isteyen veya giren, ya da hakkında sınır dışı etme yahut geri verme kararı verilen bir kişinin yakalanması veya tutuklanması; halleri dışında kimse hürriyetinden yoksun bırakılamaz. Suçluluğu hakkında kuvvetli belirti bulunan kişiler, ancak kaçmalarını, delillerin yok edilmesini veya değiştirilmesini önlemek maksadıyla veya bunlar gibi tutuklamayı zorunlu kılan ve kanunda gösterilen diğer hallerde hakim kararıyla tutuklanabilir. Hakim kararı olmadan yakalama, ancak suçüstü halinde veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde yapılabilir; bunun şartlarını kanun gösterir. Yakalanan veya tutuklanan kişilere, yakalama veya tutuklama sebepleri ve haklarındaki iddialar herhalde yazılı ve bunun hemen mümkün olmaması halinde sözlü olarak derhal, toplu suçlarda en geç hakim huzuruna çıkarılıncaya kadar bildirilir.

Özel hayatın gizliliği: Herkes, özel hayatına ve aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkına sahiptir. Özel hayatın ve aile hayatının gizliliğine dokunulamaz.

Konut dokunulmazlığı: Kimsenin konutuna dokunulamaz. Millî güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi, genel sağlık ve genel ahlâkın korunması veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması sebeplerinden biri veya birkaçına bağlı olarak usulüne göre verilmiş hâkim kararı olmadıkça; yine bu sebeplere bağlı olarak gecikmesinde sakınca bulunan hallerde de kanunla yetkili kılınmış merciin yazılı emri bulunmadıkça; kimsenin konutuna girilemez, arama yapılamaz ve buradaki eşyaya el konulamaz. Yetkili merciin kararı yirmidört saat içinde görevli hâkimin onayına sunulur. Hâkim, kararını el koymadan itibaren kırksekiz saat içinde açıklar; aksi halde, el koyma kendiliğinden kalkar

Haberleşme özgürlüğü: Herkes, haberleşme hürriyetine sahiptir. Haberleşmenin gizliliği esastır. Millî güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi, genel sağlık ve genel ahlâkın korunması veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması sebeplerinden biri veya birkaçına bağlı olarak usulüne göre verilmiş hâkim kararı olmadıkça; yine bu sebeplere bağlı olarak gecikmesinde sakınca bulunan hallerde de kanunla yetkili kılınmış merciin yazılı emri bulunmadıkça; haberleşme engellenemez ve gizliliğine dokunulamaz. Yetkili merciin kararı yirmidört saat içinde görevli hâkimin onayına sunulur. Hâkim, kararını kırksekiz saat içinde açıklar; aksi halde, karar kendiliğinden kalkar. İstisnaların uygulanacağı kamu kurum ve kuruluşları kanunda belirtilir.

Yerleşme ve seyahat özgürlüğü: Herkes, yerleşme ve seyahat hürriyetine sahiptir.

Yerleşme hürriyeti, suç işlenmesini önlemek, sosyal ve ekonomik gelişmeyi sağlamak, sağlıklı ve düzenli kentleşmeyi gerçekleştirmek ve kamu mallarını korumak; Seyahat hürriyeti, suç soruşturma ve kovuşturması sebebiyle ve suç işlenmesini önlemek; Amaçlarıyla kanunla sınırlanabilir

Din ve vicdan özgürlüğü: Herkes, vicdan, dini inanç ve kanaat hürriyetine sahiptir. 14 üncü madde hükümlerine aykırı olmamak şartıyla ibadet, dini ayin ve törenler serbesttir. Kimse, ibadete, dini ayin ve törenlere katılmaya, dini inanç ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz; dini inanç ve kanaatlerinden dolayı kınanamaz ve suçlanamaz.

Düşünceyi açıklama ve yayma özgürlüğü: Herkes, düşünce ve kanaat hürriyetine sahiptir. Her ne sebep ve amaçla olursa olsun kimse, düşünce ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz; düşünce kanaatleri sebebiyle kınanamaz ve suçlanamaz.

Düşünce ve kanaat özgürlüğü: Herkes, düşünce ve kanaatlerini söz, yazı, resim veya başka yollarla tek başına veya toplu olarak açıklama ve yayma hakkına sahiptir. Bu hürriyet Resmî makamların müdahalesi olmaksızın haber veya fikir almak ya da vermek serbestliğini de kapsar. Bu fıkra hükmü, radyo, televizyon, sinema veya benzeri yollarla yapılan yayımların izin sistemine bağlanmasına engel değildir

Bilim ve sanat özgürlüğü: Herkes, bilim ve sanatı serbestçe öğrenme ve öğretme, açıklama, yayma ve bu alanlarda her türlü araştırma hakkına sahiptir

Basın özgürlüğü: Basın hürdür, sansür edilemez. Basımevi kurmak izin alma ve mali teminat yatırma şartına bağlanamaz.

Süreli ve süresiz yayın hakkı: Süreli veya süresiz yayın önceden izin alma ve mali teminat yatırma şartına bağlanamaz. Süreli yayın çıkarabilmek için kanunun gösterdiği bilgi ve belgelerin, kanunda belirtilen yetkili mercie verilmesi yeterlidir. Bu bilgi ve belgelerin kanuna aykırılığının tesbiti halinde yetkili merci, yayının durdurulması için mahkemeye başvurur. Süreli yayınların çıkarılması, yayım şartları, mali kaynakları ve gazetecilik mesleği ile ilgili esaslar kanunla düzenlenir. Kanun, haber, düşünce ve kanaatlerin serbestçe yayımlanmasını engelleyici veya zorlaştırıcı siyasal, ekonomik, mali ve teknik şartlar koyamaz

Dernek kurma özgürlüğü:  Herkes, önceden izin almaksızın dernek kurma ve bunlara üye olma ya da üyelikten çıkma hürriyetine sahiptir. Hiç kimse bir derneğe üye olmaya ve dernekte üye kalmaya zorlanamaz. Dernek kurma hürriyeti ancak, millî güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi, genel sağlık ve genel ahlâk ile başkalarının hürriyetlerinin korunması sebepleriyle ve kanunla sınırlanabilir.

Toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkı: Herkes, önceden izin almadan, silahsız ve saldırısız toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkına sahiptir. Toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkı ancak, millî güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi, genel sağlığın ve genel ahlâkın veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması amacıyla ve kanunla sınırlanabilir. Toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının kullanılmasında uygulanacak şekil, şart ve usuller kanunda gösterilir.

Mülkiyet hakkı: Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir. Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz.

Anayasamızda yukarı saymış olduğumuz hakların yanında başkaca birçok kişisel haklar bulunmaktadır. Belki de iş ve sosyal hayatımızda bu haklarımızı ilgilendiren birçok konuda sıkıntı yaşıyoruz.

Bu blogun kurulma amacı da aslında bir vatandaş olarak Anayasa ve Kanunlarla verilen hakların farkındalığını oluşturmak ve bu hakların savunulmasında karışık olan mevzuatı kolay hale getirerek açıklama yapılmasının sağlanmasıdır.

Sitemizi takip etmek için sizde BLOGUMUZU ziyaret edebilirsiniz....