Dolandırıcılık Suçu

5237 sayılı Türk Ceza Kanunun Malvarlığına Karşı Suçlar başlığı altında 157-159. Maddeleri arasında dolandırıcılık suçu düzenlenmiştir. 157. maddede suçun basit hali düzenleniyorken madde 158’de daha ağır cezayı gerektiren nitelikli haller (nitelikli dolandırıcılık) ele alınmıştır. 159. maddede ise cezada hafifletici sebep belirtilmiştir.

Bir kimsenin karşısındakini aldatma amacı güderek hileli davranışlarla onu veya üçüncü kişiyi zarara uğratması ve ayrıca kendine veya bir başkasına haksız menfaat sağlaması durumunda dolandırıcılık suçu gündeme gelecektir. Suçun gerçekleşmiş olması için oluşan zararla meydana gelen yarar arasında nedensellik bağının sağlanıyor olması gerekir.

Dolandırıcılık suçu şikayete tabi bir suç tipi değildir. Savcılık re’sen soruşturma başlatabilir. Ancak suç 159. madde kapsamında işlenmiş ise mağdurun şikayeti aranmaktadır.

6763 sayılı kanun ile birlikte hırsızlık suçu ve tehdit suçu ile dolandırıcılık suçu da uzlaştırma kapsamına dahil edilmiştir. Suçun daha ağır cezayı gerektiren nitelikli halleri (madde 158) uzlaştırma kapsamı içine alınmamıştır.

Dolandırıcılık suçuyla karşılaşmış olan mağdur ilk olarak somut olayın anlatıldığı bir dilekçeyle Savcılık makamına veya kolluk birimlerine başvurmalıdır. Mağdur ve suçtan zarar görenlerin şikayette bulunabilmeleri için 8 yıllık bir zamanaşımı süresi öngörülmüştür. Hukuki faydanın sağlanabilmesi adına doğru bir dilekçe çok önemlidir.

Dolandırıcılık ve hırsızlık suçları sık sık birbiriyle karıştırılan suç tipleri olmuştur. Aralarındaki en önemli fark hırsızlık suçunda fail, mağdurun zilyedi olduğu (hakimiyet kurduğu) malı mağdurun rızası olmadan elinden almaktadır. Oysa dolandırıcılık suçunda mağdurun rızasından söz edilir fakat bu hileli davranışlarla aldatılmış, sakat bir iradedir.

Ayrıca suçun hareket unsuru olan “hileli davranış” üzerinde de durmak gerekmektedir. Eski Ceza Kanunu döneminden farklı olarak hileli davranışların ayrıyeten aldatmaya elverişliliğini değerlendirme zorunluluğu bulunmamaktadır.

Hileli davranışlar genel olarak icrai hareketlerle meydana gelmektedir bunun yanında ihmali davranışların da hileli hareket olarak değerlendirilmesi mümkündür. Bunun için iki şartın gerçekleşip gerçekleşmediğini değerlendirmek gerekir.

İlk olarak failin mağduru aydınlatma yükümlülüğü bulunup bunu gerçekleştirmediğinin tespiti gerekir. İkinci olarak da failin ihmalinin örneğin susmasının bir açıklama niteliğine haiz olmasını tespit etmeliyiz. Bu şartlar gerçekleştiğinde ihmali davranışların da suçun hareket unsurunu sağlayacağı söylenebilir.

NİTELİKLİ DOLANDIRICILIK (TÜRK CEZA KANUNU MADDE 158)

İlgili maddede 12 bent halinde hangi durumların nitelikli ve daha ağır cezayı gerektirdiği sıralanmıştır.

  • Dinî inanç ve duyguların istismar edilmesi suretiyle,
  • Kişinin içinde bulunduğu tehlikeli durum veya zor şartlardan yararlanmak suretiyle,
  • Kişinin algılama yeteneğinin zayıflığından yararlanmak suretiyle,
  • Kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasi parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle,
  • Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak,
  • Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle,
  • Basın ve yayın araçlarının sağladığı kolaylıktan yararlanmak suretiyle,
  • Tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında; kooperatif yöneticilerinin kooperatifin faaliyeti kapsamında,
  • Serbest meslek sahibi kişiler tarafından, mesleklerinden dolayı kendilerine duyulan güvenin kötüye kullanılması suretiyle,
  • Banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla,
  • Sigorta bedelini almak maksadıyla,
  • Kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta ya da kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurum ve kuruluşlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle,

gerçekleşmesi halinde suçun basit halinde verilmesi gereken ceza ağırlaştırılacaktır.

Maddenin ikinci fıkrasında, kamu görevlileriyle ilişkisi dolayısıyla ve bu nüfusu kullanarak işinin görüleceği vaadiyle bir üçüncü kişiyi aldatan kimsenin 158. madde kapsamında cezalandırılacağı düzenlenmiştir.

Maddenin son fıkrasında ise suçun basit ve nitelikli hallerinin üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi durumundan verilecek cezanın yarı oranında artırılacağı belirtilmiştir. Suçun suç işleme amacı taşıyan bir örgüt tarafından işlenmesi durumunda da verilecek ceza bir kat artırılır.

DAHA  AZ CEZAYI GEREKTİREN NİTELİKLİ HAL ( TÜRK CEZA KANUNU MADDE 159)

Suçun, bir hukuki ilişkiden temellenen alacağın tahsili amacıyla işlenmesi durumundan verilecek ceza hafifletilir.

DOLANDIRICILIK SUÇUNDA VERİLECEK CEZALAR

Suçun basit halinin (TCK 157) failine verilecek ceza bir yıldan beş yıla hapis ve beş bin güne kadar adli para cezası olacaktır. Nitelikli dolandırıcılık suçunun yaptırımı ise üç yıldan on yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezasıdır.

Ancak suçun;

  • Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak,
  • Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılmasıyla,
  • Tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılması maksadıyla,
  • Sigorta bedelini almak maksadıyla
  • Kişinin kendini 158. maddenin son fıkrasında sayılan kurumların çalışanı olarak tanıtması yoluyla

işlenmesi halinde hapis cezasının alt sınırı dört yıldan az olamaz.

Ayrıca bu hallerde verilecek adli para cezası failin suçtan elde ettiği menfaatin iki katından az olamaz.

Suçun 159. Madde kapsamında işlenmesi varsayımında ise verilecek ceza -şikayet üzerine- altı aydan bir yıla kadar hapis veya adli para cezası olacaktır.

İLGİLİ YARGITAY KARARLARI
  • C. YARGITAY 15. CEZA DAİRESİ (E. 2017/2394 K. 2017/25877 T. 5.12.2017) NİTELİKLİ DOLANDIRICILIK SUÇU

Özet:  5237 Sayılı TCK’nın 157/1 maddesi gereğince dolandırıcılık suçunu gerçekleştirdikleri, ancak hükümden sonra ve 02.12.2016 tarih ve 29906 Sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 Sayılı Kanun’un 34. maddesiyle değişik 5271 Sayılı CMK’nın 253. ve 254. maddeleri gereğince uzlaştırma işlemleri yapılmasından sonra sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde sanıklar hakkında beraat hükmü kurulması…

  • C. YARGITAY 15. CEZA DAİRESİ (E. 2017/25491 K. 2017/22952 T. 13.11.2017)

Özet: Dava; dolandırıcılık suçuna ilişkindir. Sanığın deneme süresi içerisinde yeniden kasten bir suç işlemesi sebebiyle açıklanması geri bırakılan hükmün 5271 Sayılı CMK’nın 231/11. maddesi gereğince aynen açıklanmasına karar verilmesiyle yetinilmesi gerektiği halde, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararında 5237 Sayılı TCK’nın 157/1. maddesinden ceza verildiği halde, sanığın denetim süresi içerisinde yeni suç işlemesi sebebiyle hüküm açıklanırken suç vasfında ve ceza miktarında değişiklik yapılarak aynı kanunun 158/1-f maddesi gereğince hüküm kurulması nedeniyle kararın bozulması gerekir.

  • C. YARGITAY 15. CEZA DAİRESİ (E. 2017/1706 K. 2017/21200 T. 24.10.2017)

Özet: 5237 Sayılı TCK’nın 157. maddesinde düzenlenen basit dolandırıcılık suçunu oluşturduğu gözetilmeden aynı kanunun 158/2 madde ve fıkrası ile ceza tayini, isabetsizdir. Sanığın katılanlara yönelik eylemlerinde menfaatin baştan belli olduğu, sanıkla iletişim kuranın katılan olduğu, parayı diğer katılandan istediği şeklinde gelişen olayda; sanığın her iki katılana yönelik eyleminin tek suç kabul edilerek bir kez cezalandırılması yoluna gidilmesi gerekirken her bir katılana karşı ayrı ayrı cezalandırılması suretiyle ceza tayin edilmesi, isabetsizdir. Şikayetçinin alınan beyanında sanığın aldığı parayı olaydan 2-3 ay sonra ödediğini beyan etmesi karşısında; iddianame tarihi göz önüne alındığında sanığın zararı kovuşturma başlamadan giderdiği anlaşıldığından; mahkemenin kabulünde sanığın zararı kovuşturma aşamasında giderdiği belirtilerek fazla ceza tayin edilmiş olması, doğru değildir.

  • C. YARGITAY 8. CEZA DAİRESİ (E. 2016/5094 K. 2017/6108 T. 29.5.2017)

Özet: Sanığın kendi fotoğrafını yapıştırdığı katılana ait nüfus cüzdanı fotokopisini kullanarak dernek şubesine başvurup belirtilen miktarda bedel karşılığında 5 taksitle geri ödenmek üzere kömür aldığı olayda, Nüfus Müdürlüğünün maddi varlıklarından sayılan nüfus cüzdanını kullanması sebebiyle eyleminin, kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunu oluşturduğu gözetilmeden dolandırıcılık suçundan hüküm kurulması yasaya aykırıdır.

Yazar: Av. Mustafa MIHCI

https://www.mihci.av.tr

Sosyal medyada bizi takip edin. 

Facebook sayfamız için TIKLAYIN

Twitter sayfamız için TIKLAYIN

İnstagram sayfamız için TIKLAYIN

Kaynak: www.hukuknediyor.com
(Bu yazı kaynak gösterilip ve aktif link verilerek yayınlanabilir. Kaynak göstermeden ve aktif link vermeden yayınlayanlar hakkında yasal işlem yapılacaktır.)

 1,261 total views,  21 views today

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir