Eleştiri Yazısı Nedeniyle Ceza Alan Gazetecinin İfade ve Basın Özgürlüklerinin İhlal Edilmesi

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölümü 23/10/2019 tarihinde, Erbil Tuşalp (B. No: 2015/2595) başvurusunda Anayasa’nın 26. ve 28. maddelerinde güvence altına alınan ifade ve basın özgürlüklerinin ihlal edildiğine karar vermiştir.

Olaylar

Başvurucunun günlük bir gazetede yayımlanan köşe yazısındaki ifadeler nedeniyle Fetullah Gülen’in (F.G.) şikayetçi olması üzerine dava açılmıştır. Asliye Ceza Mahkemesi başvurucuya adli para cezası verilmesine ilişkin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına (HAGB) karar vermiştir. Başvurucunun bu karara itirazı Ağır Ceza Mahkemesi tarafından reddedilmiştir.

İddialar

Başvurucu şikayetçinin itibarına zarar veren ifadelerin yayılmasına katkıda bulunduğu gerekçesiyle yaptırıma maruz kalması nedeniyle ifade özgürlüğünün ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

Mahkemenin Değerlendirmesi

Dava konusu yazıdaki tespitler kamu yararını ilgilendiren konularla ilgili olup yazıda yer verilen ifadeler F.G.nin hayatının mahrem alanına ilişkin değildir.

FETÖ/PDY yöneticisi olan şikayetçinin kamuoyunda yoğun şekilde tartışıldığı bir dönemde yapılan tespitler diğer hususlarla birlikte değerlendirildiğinde anılan yazı bir eleştiri niteliği taşımaktadır.

Davaya konu ifadeler, derece mahkemeleri tarafından yazının tamamı dikkate alınmaksızın ve yazıldığı bağlam gözetilmeksizin değerlendirme konusu yapılmıştır. Bu bağlamda hem başvurucu tarafından ilk kez kullanılan hem de başvurucunun üçüncü kişilere referansla kullandığı ifadelerin F.G.ye yönelik hakaret içerdiği kanaatinde bulunan derece mahkemeleri, başvurucunun bu ifadelerin başka kaynaklardan alıntılandığı yönündeki savunmasının da bu hususu değiştirmediği yönünde tespitler yapmıştır.

Derece mahkemeleri başvurucunun ifade özgürlüğü ile kamunun ve şikayetçinin menfaatleri arasında adil bir denge gözetmemiştir. Ayrıca yazının kamusal tartışmalara katkı sunma niteliği, ifadelerin muhatabı olan şikayetçinin kamuoyu tarafından yakından tanınan bir kişi olması, kamuoyunun bilgi alma hakkı gibi hususlar değerlendirme konusu yapılmamıştır.

Sonuç olarak başvurucunun ifade özgürlüğüne yapılan müdahalenin başkalarının şöhret ve haklarının korunması bakımından zorunlu bir toplumsal ihtiyaca karşılık geldiği, ilgili ve yeterli bir gerekçe ile gösterilememiştir. Bu sebeple müdahalenin demokratik toplum düzeninin gereklerine uygun bir müdahale olmadığı kanaatine ulaşılmıştır.

Anayasa Mahkemesi açıklanan gerekçelerle Anayasa’nın 26. ve 28. maddelerinde güvence altına alınan ifade ve basın özgürlüklerinin ihlal edildiğine karar vermiştir.

Sosyal medyada bizi takip edin. 

Facebook sayfamız için TIKLAYIN

Twitter sayfamız için TIKLAYIN

İnstagram sayfamız için TIKLAYIN

Kaynak: www.hukuknediyor.com
(Bu yazı kaynak gösterilip ve aktif link verilerek yayınlanabilir. Kaynak göstermeden ve aktif link vermeden yayınlayanlar hakkında yasal işlem yapılacaktır.)

195 total views, 3 views today

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir