HSK’dan Hakimlere Hediye Kitap İle İlgili Tavsiye Kararı

Hakimler ve Savcılar Kurulu,  25.09.2019 tarih ve 2019/1 sayılı yargı etiği tasiye kararı ile kitabı hediye eden kişi veya kurumun hâkimin önünde veya önüne gelmesi muhtemel herhangi bir davasının bulunmaması, hediye edilen kitabın bedelinin makul değeri aşmaması, karşılık beklentisi doğurmaması ve hâkimin tarafsızlık görüntüsüne halel getirmemesi koşuluyla yargı etiği açısından engel bir hal olmadığına karar verdi.

GENEL OLARAK

Türk Yargı Etiği Bildirgesinin son bölümünde Hâkimler ve Savcılar Kuruluna, yargı etiği konusunda karşılaşılabilecek tereddütler hususunda başvurulabileceği vurgulanmıştır.

Belirtilen hüküm uyarınca, 03.09.2019 tarihinde Kurulumuza yapılan başvuru ile yazarları tarafından, hâkimlere kendi kitaplarının hediye olarak gönderilmesi halinde, bu hediyenin kabulünde yargı etiği açısından engel hal olup olmadığı hususunda görüş istenilmiştir.

Hâkimlerin ve savcıların hediye kabulüne ilişkin olarak gerek mevzuatımızda, gerekse uluslararası belgelerde ve farklı ülkelerin yargı etiği kurallarında birtakım koşullar yer almaktadır.

Hediyenin “kitap” niteliğinde olması hususu yönünden de değerlendirildiğinde ilgili mevzuat hükümlerinin aşağıdaki şekilde yer aldığı görülmektedir.

2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu’nun 68.maddesinin (f) bendinde “ doğruya veya aracı eliyle hediye istemek ve görev sırasında olmasa dahi çıkar sağlamak amacı ile verilen hediyeyi kabul veya iş sahiplerinden borç istemek veya ” yer değiştirme cezası gerektiren filler arasında sayılmıştır.

Öte yandan, hâkimlerin ve savcıların aynı zamanda bir kamu görevini yürüttükleri de göz önüne alındığında doğrudan tabi olmadıkları 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun ilgili hükümlerinin de değerlendirme yapılırken dikkate alınması gerekmektedir.

5176 sayılı Kamu Görevlileri Etik Kurulu Kurulması ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun’un 1. maddesinin son fıkrasında yargı mensuplarının Kanunun kapsamı dışında olduğu belirtilmiş ise de, kamu görevlileri açısından yol gösterici mahiyetteki mevzuat hükümlerinin de göz önünde tutulması uygun olacaktır.

06.03.2019 tarihli HSK Genel Kurulu kararıyla kabul edilen ve 14.03.2019 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan Türk Yargı Etiği Bildirgesinin hâkim ve savcıların hediye kabulüne ilişkin olarak, “Mesleğe Yaraşır Şekilde Davranırlar” başlığı altında yer alan 7.9 maddesinde; “ Görevin yerine getirilmesiyle ilgili olan veya ilgili görülebilecek herhangi bir , bağış, borç, yardım ya da iltimas kabul etmezler. Konumları ve mesleklerinin sağladığı nüfuzdan fayda sağlamazlar. Yakınlarının ve birlikte çalıştıkları personelin de bu hususa riayet etmelerini sağlarlar” hükmü yer almaktadır.

Öte yandan yargı etiğine ilişkin uluslararası metinler incelendiğinde; genel olarak, hâkimin ve/veya aile üyelerinin, hâkimin yargısal görevlerinin yerine getirilmesiyle ilişkili olarak herhangi bir hediye, bağış, borç ya da iltimas talebinde bulunmaması ve bunları kabul etmemesi gerektiği vurgulanmıştır.

Bununla birlikte, hediye yasağının bazı istisnaları olabileceği de kabul edilmiştir. Buna göre, hâkimlerin, makul şekilde değerlendirildiğinde yargısal görevlerinin ifasında hâkimi etkilemek amacıyla verildiği izlenimi yaratmayacak veya tarafsızlık algısını zedelememek kaydıyla, sunuluş vesilesine uygun olarak sembolik bir hediye, ödül veya avantajı kabul edebileceği, savcılar yönünden de, üçüncü kişilerden teşvik ve konukseverlik, herhangi bir hediye, ödül, menfaat kabul edilmemesi gerektiği, dürüstlük, adillik ve tarafsızlığı tehlikeye sokabilecek herhangi bir görevin yürütülmemesi gerektiği belirtilmektedir.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Hâkimleri Etik Kurallarının 8. maddesinde de, “ hâkimler bağımsızlıklarım ya da tarafsızlıklarını tartışmalı hale getirebilecek herhangi bir hediye, iyilik veya avantajı kabul etmemelidirler” ilkesi benimsenmiştir.

Yine Avrupa Yargı Kurulları Ağının Yargı Etiği Hakkında Londra Deklarasyonu’nun (2009-2010) 2.1. maddesinde “ Hâkim görevini yerine getirirken kendisine veya yakınlarına hediye verilmesini veya avantaj sağlanmasını re” hükmü yer almaktadır.

HEDİYENİN NİTELİĞİ VE VERİLİŞ KOŞULLARI;

Hediye takdimi, Türk kültüründe karşısındakine kıymet verildiğini gösteren, olumlu ilişkiler kurulmasına vesile olan, iyi niyetin ve karşıdakine duyulan saygının göstergesi olarak kabul edilen bir iletişim biçimidir. Bununla birlikte zaman zaman hediyenin, alan kişi yönünden minnet altında kalma, karşılığında bir iyilik yapması gerektiği yönünde bir his, ya da diğerlerine göre hediye verene farklı davranması gerektiğine dair bir eğilim oluşturması muhtemeldir. Kimi zaman da olağan nezaket kapsamında hediyeyi geri çevirmenin yakışıksız olacağı düşünülmektedir.

Genel olarak hâkim ve savcıların hediye beklentisi içinde olduğu yönünde bir izlenim oluşturmaması asildir. Hâkimler ve savcılar yönünden hediyenin, bir yargısal makamı işgal etmekten dolayı mı, yoksa tamamen kişisel saygı/sevgi sebebiyle mi verildiği hususu tartışma konusunu oluşturmaktadır.

Bu sebeple;

-Hediyenin niteliği,

-Veriliş yeri, yöntemi ve zamanı,

-Mali değeri,

-Karşılığında herhangi bir beklenti doğup doğmayacağına ilişkin öngörü,

-Görülmekte olan veya daha sonra hâkimin önüne gelmesi ihtimali olan bir davayla ilişkilendirilip ilişkilendirilmediği,

-Hediye verenin talepkâr bir yapıda olup olmadığı ya da hediye verdiğini belirterek 3. kişiler nezdinde hâkimle özel bir yakınlığının olduğu izlenimini oluşturma gayretinin olup olmadığı,

-Hediyenin verilmesine neden olan ilişkinin doğuş biçimi,

-Hediyenin alınmasının objektif bakış açısıyla başkalarınca nasıl algılanacağı,

-Hediye verenin yakınlık derecesi ve hediyenin bu yakınlık derecesiyle uyumu,

-Hediyenin hâkim veya savcının bizzat kendisi için mi verildiği, yoksa aile bireyleri ya da yakınları için mi sunulduğu,

gibi hususlar hediye takdimiyle karşılaşan hâkim veya savcıların göz önünde bulundurması gereken hususlardır.

HEDİYE OLARAK KİTAP VERİLMESİ;

Kitaplar, özellikle hukuk mesleklerinde en temel bilgi kaynaklarıdır. Gerek meslek öncesinde gerekse mesleğin devamı süresince tüm hukukçuların bilgi seviyelerini artırmak, bilgilerini güncel tutmak, meslekî, akademik ve özel çalışmalarında yararlanmak amacıyla başvurulması istenen eserlerdir. Kendisini iyi yetiştirmiş bir hâkim ve savcının toplumda yargıya olan güveni pekiştirecek bir algı bırakacağı ve ayrıca yüksek bilgi düzeyinde iyi yetişmiş hâkim ve savcıların yargı bağımsızlığının güçlenmesine de katkı sağlayacağı aşikardır.

Hâkimler ve savcılar yönünden kitaplar, yetkinliğin artırılması, kararların yeterli gerekçelerle desteklenmesi, meslekî ve özel yaşamlarındaki farkındalığm artırılması, toplumu daha iyi anlamanın ve böylece daha adil kararlar verebilmenin bir aracı da olmaktadır. Aynı zamanda değişen toplumun ihtiyaçlarına cevap verebilecek şekilde kendilerini yetiştirecek genel kültür bilgisine de sahip olmaları gerektiği açıktır.

Nitekim Türk Yargı Etiği Bildirgesinin ilgili maddelerinde anılan hususlar şu şekilde vurgulanmıştır;

“8.3. Kararlarını hakkaniyetle verebilmek için gerekli bütün bilgi kaynaklarına ulaşmaya ve işlemlerini yeterli gerekçelerle desteklemeye özen gösterirler.

8.4. Meslekî bilgilerini güncel tutmak ve geliştirmek amacıyla gerekli eğitimleri alma; alanıyla ilgili akademik çalışmaları, ulusal ve uluslararası alandaki hukuki gelişmeler ile yargı içtihatlarını takip etme konusunda kendilerini sorumlu .”

Hediye verilmesine ilişkin olarak belirtilen hususları kitap hediyesi özelinde ele aldığımızda;

Başvuru dilekçesinde, yazarları tarafından kendi kitabının hâkime hediye olarak verilmesinden söz edilmekte olup, yukarıda hediye alınmasına ilişkin kriterlerde söz edilen diğer detaylar dilekçeden anlaşılamamaktadır.

Özelde hediye verecek yazarın, genelde herhangi bir yazarın veya yayınevinin kitabını hediye edecek kişinin ilgili hâkimin görev yaptığı mahkemede bir davasının olması, hatta duruşma sırasında kitabın takdim edilmesi gibi durumlarda tarafsızlık görünüşünün zedeleneceği açıktır.

Kitabın özel bir eser niteliğinde olup mali değerinin makul seviyelerden yüksek olması gibi hallerde hâkimin bunu kabul etmesi onu yükümlülük altında hissettirerek bağımsızlığını zedeleyebilecektir. Yine verilen kitabın herhangi bir ayrımcılık sebebine dayalı içeriğe sahip olması, hâkimin tarafsızlığını ve ayrıca tarafsızlık görüntüsünü etkileyebilecektir.

Hâkimin kendi değerlendirmesine göre hediye almayı sakıncalı bulacağı haller de olabilir. (Örneğin: hediye veren yazarın toplumda kötü şöhretli olması veya kitap hakkında daha önce sakıncalı bulunarak toplatma kararı verilmiş olması gibi)

Bu gibi istisnai durumlar dışında, hâkimin yazarları tarafından kendisine sunulan kitap hediyesini kabul edebileceği, bu durumun etik ilkelere aykırılık oluşturmayacağı değerlendirilmekle birlikte, her somut olayın kendine has özelliği gereği, hâkimin Türk Yargı Etiği Bildirgesinde belirtilen ilkelerin ruhuna uygun davranması gerektiği konusunda herhangi bir tereddüt bulunmadığı açıktır.

SONUÇ OLARAK;

Kitabı hediye eden kişi veya kurumun hâkimin önünde veya önüne gelmesi muhtemel herhangi bir davasının bulunmaması, hediye edilen kitabın bedelinin makul değeri aşmaması, karşılık beklentisi doğurmaması ve hâkimin tarafsızlık görüntüsüne halel getirmemesi koşuluyla;

Yazarları tarafından, hâkimlere kendi kitaplarının hediye olarak gönderilmesi halinde, bu hediyenin kabulünde yargı etiği açısından engel bir hal bulunmadığına oybirliği ile karar verilmiştir.

Karar ulaşmak için TIKLAYINIZ.

Sosyal medyada bizi takip edin. 

Facebook sayfamız için TIKLAYIN

Twitter sayfamız için TIKLAYIN

İnstagram sayfamız için TIKLAYIN

Kaynak: www.hukuknediyor.com
(Bu yazı kaynak gösterilip ve aktif link verilerek yayınlanabilir. Kaynak göstermeden ve aktif link vermeden yayınlayanlar hakkında yasal işlem yapılacaktır.)

164 total views, 1 views today

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir