SEÇMEN OLABİLECEKLER VE OY KULLANAMAYACAKLAR ÜZERİNE BİR DEĞERLENDİRME

Son günlerde sıkça tartışılan, seçimlerde oy kullanabilecekler, oy kullanamayacaklar ve seçmen olamayanlar kavramları yazımızın konusunu oluşturmaktadır.

Özel kanunlarına göre yapılacak Cumhurbaşkanı, milletvekili, il genel meclisi üyeliği, belediye başkanlığı, belediye meclisi üyeliği, muhtarlık, ihtiyar meclisi üyeliği, ihtiyar heyeti üyeliği seçimlerinde ve Anayasa değişikliklerine ilişkin kanunların halk oyuna sunulması işlemleri 298 sayılı Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkında Kanun hükümlerine göre yapılmaktadır.

Seçmen

On sekiz (18) yaşını dolduran her Türk vatandaşı seçme ve halk oylamasına katılma hakkına sahiptir.

Oy Kullanamayacak Olanlar

298 sayılı Kanunun 7. maddesine göre aşağıdakiler oy kullanamaz;

1. Silah altında bulunan erler, onbaşılar ve kıta çavuşları (Her ne sebeple olursa olsun, izinli bulunanlar da bu hükme tabidir),

2. Askeri öğrenciler.

3. Ceza infaz kurumlarında hükümlü olarak bulunanlar. ( Bu ifadeden tutuklu olanların oy kullanabileceği sonucuna ulaşılmaktadır.)

Seçmen Olamayanlar

298 sayılı Kanunun 8. maddesine göre aşağıdaki kimseler seçmen olamazlar:

  1. Kısıtlı Olanlar
  2. Kamu Hizmetinden Yasaklı Olanlar

Yukarıdaki kavramların açıklanmasının yerinde olacağı değerlendirilmektedir.

1. Kısıtlı Olanlar

Kısıtlılık, 4721 sayılı Medeni Kanunda düzenlenmiştir.

1.1.Akıl hastalığı veya akıl zayıflığı olanlar

Akıl hastalığı veya akıl zayıflığı sebebiyle işlerini göremeyen veya korunması ve bakımı için kendisine sürekli yardım gereken ya da başkalarının güvenliğini tehlikeye sokan her ergin kısıtlanır.

1.2. Savurganlık, alkol veya uyuşturucu Madde bağımlılığı, kötü yaşama tarzı, kötü yönetim

Savurganlığı, alkol veya uyuşturucu Madde bağımlılığı, kötü yaşama tarzı veya mal varlığını kötü yönetmesi sebebiyle kendisini veya ailesini darlık veya yoksulluğa düşürme tehlikesine yol açan ve bu yüzden devamlı korunmaya ve bakıma muhtaç olan ya da başkalarının güvenliğini tehdit eden her ergin kısıtlanır.

1.3. Özgürlüğü bağlayıcı ceza

Bir yıl veya daha uzun süreli özgürlüğü bağlayıcı bir cezaya mahkûm olan her ergin kısıtlanır.

1.4. İstek üzerine

Yaşlılığı, engelliliği, deneyimsizliği veya ağır hastalığı sebebiyle işlerini gerektiği gibi yönetemediğini ispat eden her ergin kısıtlanmasını isteyebilir.

2. Kamu Hizmetinden Yasaklı Olanlar

Kamu hizmetinden yasaklı olanlar, bilerek işledikleri suçlardan dolayı cezalarını çekene kadar belirli kamu hizmetini yerine getirmekten kısıtlanır.

5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 53. maddesinde kamu hizmetinden yasaklananların durumları açıklanmıştır.

Kişi, kasten işlemiş olduğu suçtan dolayı hapis cezasına mahkûmiyetin kanuni sonucu olarak;

a) Sürekli, süreli veya geçici bir kamu görevinin üstlenilmesinden; bu kapsamda, Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeliğinden veya Devlet, il, belediye, köy veya bunların denetim ve gözetimi altında bulunan kurum ve kuruluşlarca verilen, atamaya veya seçime tabi bütün memuriyet ve hizmetlerde istihdam edilmekten,

b) Seçme ve seçilme ehliyetinden (…) ,

c) Velayet hakkından; vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan,

d) Vakıf, dernek, sendika, şirket, kooperatif ve siyasi parti tüzel kişiliklerinin yöneticisi veya denetçisi olmaktan,

e) Bir kamu kurumunun veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşunun iznine tabi bir meslek veya sanatı, kendi sorumluluğu altında serbest meslek erbabı veya tacir olarak icra etmekten, Yoksun bırakılır.

Kişi, işlemiş bulunduğu suç dolayısıyla mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar bu hakları kullanamaz.

Görüleceği üzere kamu hizmetinden yasaklanmak ancak bir mahkeme kararı ile mümkün olabilmektedir.

Kaynak: www.hukuknediyor.com
(Bu yazı kaynak gösterilip ve aktif link verilerek yayınlanabilir. Kaynak göstermeden ve aktif link vermeden yayınlayanlar hakkında yasal işlem yapılacaktır.)

 507 total views,  4 views today

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir